4 Haziran 2011 Cumartesi

FRANSIZ İŞGALCİ ALBAL BREMOND’UN HİKAYESİ

-Fransız yönetimi Albay Bremond’u işgal yönetimi için Adana’ya gönderdi. Bremond’un Fransız arşivlerinden çıkan raporlarında ise Adana’yı 1919 yılından 15 yıl sonra nüfusunun %-51’i ermeni olmak üzere Kilikya-Ermenistanı’nın kurulması olduğudur.
-Bremond görevi süresince Çukurova’dan elde edilecek pamuk miktarını hesaplayan çalışmaları yürüttü 
                                         fRANSIZ ASKERLER MERSİN SAHİLİNDE
                                          FRANSIZ ALBAY BREMOND

                                         MERSİN ŞEHRİ 1920'LER
   Adana tarihinde unutulmaz izler bırakan kişiler arasında onun adı sık sık geçer. Ama onun özelliği Aralık 1918 sonlarında başlayan Fransa’nın Kilikya-Ermenistan’ı olarak da isimlendirdiği Adana’ya gönderdiği  işgal yönetimi başkanı olması, çatışmalar katliamlarla anılmasıdır.
    Bahsi geçen kişinin adı Edward BREMOND’dur. 1868-1948 yılları arasında yaşayan Bremond, Fransız ordusunun 19. yüz yıl sonlarında yetiştirdiği  en parlak askerler arasında idi. Askeri okuldaki görevinin bitimi ile birlikte Fransa’nın bir sömürgesi olan Fas bölgesinde görev yaptı.  Halkla iyi ilişkiler kurmak için Arapça ve Kuran okuma İslam dinini yorumlama üzerine ihtisas yaptı. O’nun Fas’taki görevi yerel isyanları önlemekti.
    1914 yılında başlayan 1. Dünya Savaşı esnasında Alman orduları karşısında cephe savaşlarına katıldı. Kurşun yarası aldı. Kısa süre tedavi gördü. Ve Fransa onu 1916 yılında Lawrence ile birlikte aynı amaç için çalışmak üzere Arabistan’a Hicaz bölgesine gönderdi.
Osmanlı askerlerinin Arabistan cephesinde peş peşe aldığı yenilgilerde Mekke Emiri Şerif Hüseyin’e yardımcı oldu.
    Osmanlı ordusunun yenilgisi ve arkasında Mondros anlaşmasının imzalanması ile birlikte Fransa’nın Suriye ve ona bitişik durumdaki Kilikya yöresini işgal edeceği gerçeği ortaya çıktı.
Ve Fransız savaş gemileri Aralık 1918 içinde Mersin limanına gelmeye başladılar
    Albay Bremond, 1919 yılı başlarında kendisine verilen unvan oylan “Kilikya Ermenistanı Kontrol Şefi” görevini yerine getirmek üzere Adana’ya geldi. Fransa’nın Kilikya işgal yönetiminin merkezi Beyrut idi. Ve orada General Guro’nun başkanlığında Suriye ve Kilikya-Anadolu yönetimi birlikte yürütülüyordu. Adana vilayetinde de General Dufyo askeri harekatları koordine etmekle görevli idi.
    Albey Bremod, Adana Vali konağının üçüncü katındaki kendisine ayrılan makam odasında çalışmalara başladı. Osmanlı yönetiminin Adana Valisi de aynı binada görev yapıyordu.  Bremond’un kendisine verilen görevi gereği Kilikya’da (Adana) azıklıklar arasında adil bir yönetim uygulayacaktı. Hristiyan Ermeniler ve Türk çoğunluk içindeki Çerkezler, Kürtler ve Araplar da dahil  barış ortamını sağlayacaktı. Bremond, Adana vilayetinin askeri kontrol yönetimine başlarken hedefinin de 1919 yılı içinde Adana’ya gelen ve sayıları 120.000’e ulaşan Ermenilerin toplam nüfusun %-25’ini teşkil ettiği… Fransız kontrol yönetiminin sürmesi halinde 15 yıl sonra (1930’lu yılların içinde) Adana nüfusunun yarıdan fazlası Ermeni olur ki o zaman “Kilikya-Ermenistanı” ülke idealleri de gerçekleşmiş olur.  Özetle söylemek gerekirse Albay Bremond, Adana vilayetinin Ermenistan olması için görevlendirilen bir askeri kumandan idi.
    Ancak Bremond’un Fransız milli belge arşivinde bulunan belgelerinden anlaşıldığı kadarıyla 1913 yılında Adana’da elde edilen pamuk miktarı 130.000 balyadır. Fransa’nın işgalinin devam ettiği 1920 yılında pamuk üretimi 30.000 balyaya kadar düşmüştür.  Barışcı bir ortamın sürmesi halinde kısa zamanda üretim artışına gidilerek kısa zamanda pamuk üretimi en yüksek seviyeye çıkarılacaktır. Şimdilik Çukurova’da pamuk  üretimi yapılan arazi miktarı 400.000 dönüm civarındadır . Ama sulama sisteminin gelişmesi ile birlikte bu rakam artacaktır. Adana Fransa için cazip ekonomi bölgesidir. Mısır’dan daha ileri seviyede tarım üretimi gerçekleşebilir.
    Bremond, Adana’da görevli bulunduğu zaman içinde etnik topluluklar arasında barışçıl ve adil bir yönetim uygulaması yapmak istediğini söylese de onun asıl amacı Kapitülasyonlardan doğan haklarını sürdürmektir. Bu politikanın diğer ismi de sömürgeciliktir.

Hiç yorum yok: